WhatsApp Gizlilik Sözleşmesi ve güvenlik?

Bu içerik için ortalama okuma süresi: 3 dakika

Son günlerde kamuoyunu meşgul eden ve internette konuyla ilgili oldukça bilgi kirliliğine yol açan konunun aktörü WhatsApp uygulamasının kullanıcılara dikta ettiği gizlilik sözleşmesinin altında yatan nedenleri özetledik

Hepimizin bildiği gibi Ocak ayının ilk günlerinde WhatsApp uygulaması tarafından gönderilen bir uyarı ile karşılaşmıştık. Facebook’un sahibi olduğu WhatsApp, Türkiye’de kullanıcılarına güncellenen koşullarını ve gizlilik ilkesini 8 Şubat’a kadar onaylamayanların uygulamayı kullanmayacağını bildiren bir sözleşme gönderdi. Aslında her şey bu bildiride yer alan sözleşme ile başladı…

Whatsapp gizlilik sözleşmesi

WhatsApp Avrupa Birliği ülkeleri dışında Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere gönderdiği bu sözleşmede:

  • Altyapının ve dağıtım sistemlerinin iyileştirilmesine yardımcı olmak,
  • Hizmetlerimizin veya onların hizmetlerinin nasıl kullanıldığını anlamak,
  • Facebook Şirketi Ürünleri genelinde emniyeti, güvenliği ve bütünlüğü artırmak; örneğin sistemleri güvence altına almak ve spam, tehditler, kötüye kullanım veya ihlal faaliyetleriyle mücadele etmek,
  • Onların hizmetlerini ve sizin bunları kullanma deneyiminizi iyileştirmek, örneğin sizin için önerilerde bulunmak (ör. arkadaşlar, grup bağlantıları veya ilginç içeriklerle ilgili öneriler),özellikleri ve içeriği kişiselleştirmek, satın alımları ve işlemleri tamamlamanıza yardımcı olmak ve Facebook Şirketi Ürünleri genelinde ilgili teklifler ve reklamlar göstermek,
  • WhatsApp deneyimlerinizi diğer Facebook Şirketi Ürünleri ile birleştirmenizi sağlayan entegrasyonlar sağlamak. Örneğin, WhatsApp’ta satın aldıklarınız için ödeme yapmak üzere Facebook Pay hesabınızı bağlamanıza imkan vermek veya WhatsApp hesabınızı bağlayarak arkadaşlarınızla Portal gibi diğer Facebook Şirketi Ürünleri üzerinden sohbet etmenize olanak sağlamak.

Ayrıca bu sözleşme ilkesinde yer alan maddelerle beraber WhatsApp kullanıcılarının mesaj, fotoğraf, bağlantı, konum güvenlik bilgilerini kendi bünyesinde barındırıyor. Sözleşmeyle beraber tüm bu bilgileri Facebook ile paylaşacağını söyleyebiliriz. Peki bu tam olarak ne anlama geliyor?

Örneğin üye olduğunuz bir site ya da uygulamaya giriş yaptığınızda kişi bilgileriniz adres gibi uzun bir bilgi yerine daha basit olan “Facebook ile giriş yap” dediğinizde programla eşleşen bilgileriniz artık takip altına alınıp sizin ilgi alanlarınıza göre reklamlar gösteriliyor.

Güvenlik

WhatsApp’ın gizlilik sözleşmesi ile bir kes daha tartışmayı beraberinde getiren en büyük sorun ise kişisel veri güvenliğimiz.

Sadece Whatsapp gizlilik sözleşmesi ile değil, yıllardır tartışılan ve günümüzün en büyük problemi haline gelmiş kişisel veri güvenliği konusu hepimizi yakından ilgilendiriyor.

Konunun uzmanları kişisel verilerin aslında kimliğimiz kadar önemli olduğunu vurguluyor. Bir nevi bizi tanımlayan bir sistem gibi düşünebilirsiniz. Örneğin: doğum tarihinizden kan grubuna, fikirlerimiz ve düşüncelerimiz gibi olan her şey aslında kişisel veridir. Konu bu kadar önemli olunca devreye güvenlik giriyor ve internette olduğumuz süre boyunca bağlı olduğumuz sürece şirketler, devletler ve kötü niyetli gruplar kişisel verileri kullanmaya çalışıyor.

Bahsedilen bilgiler sadece Google arama motoruna girip bir eşya aramak kadar basit olabiliyor. Örneğin çamaşır makinesi araması yaptınız ve ayrıca bunu arkadaşınızla paylaştığınız zaman karşınıza çamaşır makinesi reklamları çıkar buna da meta datalar deniyor. Tüm tartışmaların kaynağını oluşturan bu meta dataların paylaşımı sebebi ile bugün WhatsApp’ın gizlilik sözleşmesini tartışıyoruz. Peki ne yapmalıyız? Google arama motoru yerine DuckDuckGo Privacy Browser arama motorunu kullanabilirsiniz. Reklamsız bir arama motoru sayesinde geçmişe dönük bilgileriniz saklanmaz ve güvenli bir internet aramaları gerçekleştirebilirsiniz. Bu sadece bir örnek. Bununla ilgili farklı arama motorlarına da göz atılabilir.

Alternatifler

WhatsApp gizlilik sözleşmesine tepki olarak alternatif programlar yok mu? Elbette var fakat ismini paylaşacağımız programların bile sizi %100 internette özgür bırakacağını söyleyemeyiz. İnternette olduğumuz her an bilgilerimiz bir şekilde iz bırakıyor. Kişisel verilerin güvenliğinden endişeliysek hiç akıllı telefon kullanmamamız gerekiyor. Bunu yapmakta günümüz teknoloji zamanında imkansız gibi bir şey. Alternatif programlardan bazıları Signal ve Telegram.

Signal

WhatsApp’ın kurucusu Brian Acton tarafından geliştirilen ve kar amacı gütmeyen bir vakıf tarafından yönetiliyor. Öncelikle açık kaynak kodlu; yani kodları gizli değil, herkes görebilir ve bir çok uzman tarafından kontrol edildiğinden araya zararlı yazılım eklenmesini imkânsız kılıyor. Alternatifler arasında güvenirliliği en yüksek uygulama olarak değerlendirilen programa ait daha detaylı bilgi için Barış Özcan’ın “WhatsApp’ı silelim mi?” isimli videosunu paylaştığım linkten izleyebilirsiniz.

Telegram

Rus programcısı Pavel Durov tarafından oluşturulan Telegram, çoklu platform desteği sunan, oldukça güvenli anlık sesli ve görüntülü mesajlaşma servisidir. WhatsApp gizlilik sözleşmesi sebebi ile programı 100 milyondan fazla kişi indirdi.

Başta da belirttiğim gibi konunun uzmanları ve editörler tarafından alınan bilgilere göre internette %100 özgür olmanız imkansız gibi bir durum haline geldi. Ücretsiz olarak kullanılan bu programlarda ürün aslında kullanıcılar oluyor. Yani parayla satın alınmayan programın üreticileri kişileri satın alınıyor dersek daha yerinde olur. Gelinen bu durumda yeni tartışmaları da beraberinde getireceği kişisel veri güvenliği konusu hakkında yeni gelişmelere tanık olacağız.

Asıl değinmek istediğim ve beni düşündüre konu kimse tarafından ele alınmayan bir konu aslında ve geçen yıl gündeme gelmişti, hatırlayacağız üzere Türk hükümeti tarafından 2020 yılında onaylanan ve yürürlüğe giren Sosyal medya yasası. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz bir önceki yazılarımızda sözünü ettiğimiz “Sosyal Medya Yasası” yazımızı inceleyebilirsiniz. Bu yasa ile WhatsApp’ın tartışmaya açtığı gizlilik sözleşmesine ek bir düzenleme gelir mi bilinmez fakat ben kamuoyunda daha fazla tepkinin oluşması haline WhatsApp’ın sahibi olduğu Facebook’un tıpkı Avrupa Birliği ülkelerine gösterdiği tutumu Türkiye’ye de göstereceğini diliyorum.